Göz Kararı

17 Aralık 2012 – 13 Ocak 2013 tarihleri arasında Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezinde gerçekleştireceği etkinlikte YAYGARA, ‘Göz Kararı’ sürecinde; irade ve tavrın, otoriteyi sorgulayan, güncel gerçeklikle hesaplaşan, asıl olanın meselesini ortaya çıkaran, bireyin alternatif özelliklerini ve sosyal alanın çeşitliliğini yücelten bir anlayışla, günümüz sanatçılarının akıl ve vicdanlarının kararını ortaya koymaya çalışacaktır.

17.12.2012 – 13.01.2013    Açılış/Opening : 17 Aralık / December 2012, 18:00

ÇANKAYA BELEDİYESİ ÇAĞDAŞ SANATLAR MERKEZİ

SANATÇILAR //  ALİ ŞENTÜRK / ALPER AYDIN / AMİN DAWAİE / ARZU EŞ / BARAN ÇAĞINLI / CEVAHİR ÖZDOĞAN / CEVDET SARI / ENGİN ASLAN / ELİF YILDIZ / ERDAL DUMAN / FATİH TAN / GAVİN TURK / GENCO GÜLAN / GENÇ PROJE / GISELE TREMBLEAU / GİZEM ŞENDUR / JOHANNES VOGL / MEHMET ALİ BORAN / MEHMET ALİ UYSAL / MEHMET ÇEPER / MEHMET YILMAZ / MEHTAP BAYDU / MUSTAFA DUYMAZ / MUSTAFA DUYULUER / OSMAN DİNÇ / OSMAN BOZKURT / ÖZLEM ŞİMŞEK / SAEED ENSAFİ / SARKİS / SERKAN DEMİR / SİBEL HORADA / SİNEM DİŞLİ / ŞENİZ AKSOY / ŞEVKET ARIK / TANZER ARIĞ / TİMUR ÇELİK / TIM HAILEY / TUBA MERDEŞE / TUFAN BALTALAR / VEYSEL ŞAYLİ

YAZARLAR //  ŞEVKET ARIK / FIRAT ARAPOĞLU / NEVİN YALÇIN BELDAN / HAKKI ENGİN GİDERER

GÖZ KARARI

Gözün hikayesi,  nesnenin kendi gerçekliği ve zihnimizde oluşan kurgusal gerçekliğinin inşasını anlatır. Her şeyin temeli olan ‘Var olmak’ fikri, aynı zamanda görünür olmanın zorunluluğunu da içerir. Zihnimiz bu duyumsanabilir olanı sınıflandırırken,  kendi gerçeğini yeniden şekillendirir. Böylece gözün kararı, zihinde sorgulanarak, aklın ve vicdanın kararını inşa eder. Günümüz iletişim ortamında hemen her şey görsel algılama alanı üzerinden şekillenmektedir. İmajların, göstergeler halinde zihinlere  baskıcı bir etkiyle sunulduğu, görsel şoklamalara maruz kalan insanların, gerçekte neyi gördüğü ve nasıl anlamlandırdığı hep muğlak bir durumdur. Bu muğlaklığın sürekliliğini isteyen odaklar, kendi gözetleme kulelerinden büyük bir göz gibi her şeyi seyretmekte ve istediği an müdahale etmektedir. Emperyalizmin gökdelenlerinde senaryolar hazırlanıp toplumların kaderi kurgulanırken, yaşayacağı coğrafyanın sınırları bile neredeyse ‘göz kararı’yla belirlenmektedir. Şimdilerde ise toplumsal alanda yaşam tarzlarının sınırları belirlenmeye çalışılırken, siyasi ayrımcılık, inançların ötekileştirilmesi,  otoritenin dönüştürülmesi, bireyin özgürlüklerinin sınırlarını sorgulanır bir hale gelmesi söz konusudur. Otorite yeni bir birey ve toplum tasarımı yaparken, onun şeklini de kendi belirlemek istemektedir. Gerçeğe açılan pencere olarak  bakma, görme ve anlama süreci, maniple edilmiş  görüntülerle her zaman aldatılabilir. Bu aldatılmışlık hali bir süre sonra zihnin kontrol edemediği bir bağımlılığa dönüşür.  Ve otorite tarafından kurgulanmış durumun sahnelendiği her görüntüyü sorgulamadan izlemeye başlar. Birey artık gördüğünün etkisiyle şekillenen bir dünyaya transfer olmuş demektir. Kitleleri tasarlayan yeni olanaklar çoktan devreye girmiştir ve işlemektedir.

Günümüz insanı tam da ‘göz bebeği’nden isabet almıştır. Hipnotik bir hal ile, kendi gerçeği ve görüntüleri arasında uykuya dalmış durumdadır. Bu süreç, onu kodlamak ve kumanda etmek için ideal bir ortamdır. Daha öncesinde gizli kodlarla tasarlanmış ve uygun ortamda harekete geçecek olan kitle artık hazırdır. Ve müdahale başlamıştır. Ancak gözün bağımlı hali, bireyi uyur gezer halde dolaştırmaya devam etmektedir. Nitekim gözle oranlanarak belirtilen miktar, gözle yapılan ölçme ya da oranlama, anlamına gelen “Göz Kararı” ölçüyü kaçırmış ve odağını kaybetmiştir.

Bu durumdan çıkmanın yolu sadece görünen gerçeğe değil, algılayan zihinlere müdahale ile   mümkündür. Artık sanal ortam tecridinden uyanmak, gerçeğin kendisine evrilmek ve dönüşmek gerekmektedir. Dolayısıyla “Göz Kararı” sürecinde Yaygara, irade ve tavrın, otoriteyi sorgulayan, güncel gerçeklikle hesaplaşan, asıl olanın meselesini ortaya çıkaran, bireyin alternatif özelliklerini ve sosyal alanın çeşitliliğini yücelten bir anlayışla, günümüz sanatçılarının akıl ve vicdanlarının kararını ortaya koymaya çalışacaktır.

Metin: Şevket Arık

——

EYEBALLING

The story of the eye explains the construction of the object’s own reality and the fictional reality created in our minds.  It includes the idea of “be in existence”, which is the basis of everything, as well as the difficulty of being visible. While our mind is classifying this sensible, it reshapes its own reality. In this way, the decision of the eye constructs the decision of the mind and conscience by being questioned in the mind. In today’s communication environment, almost anything is shaped through the visual perception area. People exposed to visual shocking, where images are presented to the mind with a repressive effect in the type indicators, it is always ambiguous what he really sees and how he gives the meaning. Focus groups who desire the continuity of this ambiguity are watching everything from their observation towers like a big eye and are intervening at any desired time. While the fate of societies is fictionalized in the skyscrapers of imperialism by preparing scenarios, even the boundaries of the geography he will live are almost determined with the “decision of the eye”.  In the present, while the boundaries of their way of life in the social sphere are tried to be determined, political discrimination, factionalizing of beliefs, conversion of authority, it is in question that the boundaries of the individuals’ liberty is being questioned. While authority constructs the design of a new individual and society, it wants to determine the shape by itself. The looking, seeing and understanding process, as the window opening to reality, can always deceived by manipulated images. This condition of being deceived turns into an addiction after a period, which cannot be controlled by the mind. Then, it starts to monitor each image fictionalized by the authority without questioning. Now, it is recognized that the individual is transferred into a world with the effect of what he is seeing. New opportunities that design masses have already been activated and are processing. The modern man was hit precisely from his pupil. With a hypnotic state, he has falling asleep between his own reality and images. This process is an ideal environment to encode and control him. The mass, pre-designed by secret codes that will take action in the appropriate condition is ready now and the intervention has started. However, the condition of being dependent of the eye is continuing to entangle the individual in the state of a sleepwalker. In fact, “the decision of the eye”, which means the amount determined through the estimation of the eye, measurement or rationing conducted with the eye, has passed the limits and its focus.

The way to exit from this situation is possible through the intervention with not only to the visible reality but also with perceiving minds. Now, it is necessary to wake up from the isolation of the virtual environment, to evolve and turn into the reality itself.  Thus, with an understating of clamor, will and attitude that is questioning the authority, settling a score with the actual reality, reveals the issue of the real fact, which elevate the alternative characteristics of the individual and the diversity in social space, it will try to reveal the decision of the mind and conscience of contemporary artists.

Sergi Afişi / Exhibition Poster

Sponsor // ASPAT KÜLTÜR SANAT ve EĞİTİM VAKFI